Münih/Almanya

Münih/Almanya

Bavyera’nın en büyük kenti ve de başkenti; Münih’e hoşgeldiniz!

Augsburg’dayken arkadaşımla günübirlik Münih kaçamağı yaptık 🙂 Kısa ama çok keyifli bir günü fotoğraflarla kısaca anlatacağım;
Erkenden uyanıp trenle gitmeye karar verdik, tren biletini binmeden merkezden alabileceğiniz gibi, şehrin bazı noktalarındaki biletmatiklerden de alabiliyorsunuz, trende kontrol için gelen görevliden de alabiliyorsunuz. Trene bindiğimiz gibi biraz gecikeceğimizle ilgili anons yaptılar fakat anons almancaydı ve ingilizce tekrarı da olmadı. Ziyaret etmeyi düşünüyorsanız bu gibi durumlarla karşılaşabilirsiniz, bazı konularda hala oldukça tutucular 🙂

MarienPlatz, Münih’in en merkezi meydanı, kent yeni kurulduğunda bu meydan suçluları cezalandırıp idam ettikleri yermiş, şimdi değişmiş olmasına çok sevindim 🙂 Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz eski yapı yeni belediye sarayı anlamına gelen ‘Neues Rathaus’. İnanılmaz bir neo-gotik yapı. Ben iki kez gidip fotoğrafladığım halde detaylarını incelemek çok zamanımı aldı, üstelik tek kadraja sığdırmak da pek kolay olmuyor.


Bu binanın en üstünde Glockenspiel adında bir çan saat bulunuyor ve her gün çan çalarken 32 figür hareketli canlandırma yapıyor.

Altes Rathaus, yani eski belediye sarayı da bu meydanda bulunuyor, onarıldıktan sonra oyuncak müzesi olarak hizmet vermeye başlamış.

Ve tabi ki, noel market de burada MarienPlatz’da kuruluyor.

St. Peters Church, Münih’in bilinen en eski bölge kilisesiymiş, detayların hepsi altın renginde yapılmış ve gezdiğim en göz alıcı kiliselerden biri. Burada yaşayanlar ‘Yaşlı(eski) Peter’ anlamına gelen ‘Alter Peter’ diyorlarmış bu kiliseye 🙂 Kuleye çıkıp şehir manzarası seyretmek isterseniz 300’e yakın basamak tırmanmanız gerekiyor.

Yürürken denk geldiğimiz, önüne gelince bakakaldığım ve en çok etkilendiğim yerlerden biri olan bu yapıdan bahsetmeden ge-çe-mem! Asam Kilisesi, inanılmaz detayları olan, kelimenin tam anlamıyla ürkütücü ve etkileyici bir katolik kilisesi (katolik kiliseleri her zaman daha süslü ve gösterişli oluyormuş), barok mimari ki ben buna bayılırım 🙂 Gerçekten mutlaka görülmesi gereken bir yer, diğer kiliselerden farklı, iki yanında bu kiliseyi yapan Asam kardeşlerin evleri var, detayları incelemekle bitiremezsiniz, karanlık olduğu için çok az sağlıklı fotoğraf çekebildim ve hazırlıksız yakalandım. Tekrar gidip her yeri inceleyip çekmek istiyorum.

Veee akşam yemeği için geleneksel Alman restoranlarından biri olan Hofbrauhaus’da rezervasyon yaptırmış canım arkadaşım 🙂 Çok kalabalıktı, masalar paylaşılıyormuş, biz de çok tatlı İngiliz bir çiftle masamızı paylaştık. Meşhur olan domuz eti ve birasıydı tabi ki, biz de bir diğer seçenek olan tavuk eti ve alkolsüz birayı tercih ettik. Bir parça kızarmış tavuk ve yanında minik salatası geldi. Aynı zamanda yerel kıyafetli garsonlar bira bardakları dolu büyük tepsiler taşıyor, orkestra o filmlerden bildiğimiz geleneksel alman müziklerini çalıyor ve herkes de yüksek sesle konuşarak biralarını tokuşturuyordu. Zamanda geri gittim sanki… Geri döndüğümde de araştırıp Hitler’in önemli konuşmalarını yapıp yandaşlarını topladığı önemli bir bir bira evi olduğunu öğrendim buranın 🙂 Münih’e yolunuz düşerse gidiyorsunuz notlar alınsın.

Münih gezimiz günübirlik olduğu için notlarım burada sona eriyor, ama güzel fotoğraflarla veda ediyorum…

Ve Münih, tekrar gelmek için can atıyorum.



2 thoughts on “Münih/Almanya”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir